Vekil adaylarına liderleriyle yakınlaşma dersleri

Sevgili vekil adayları, sizleri ülke ve insanlık için yepyeni bir hayat yepyeni bir çevre yepyeni fırsatlar bekliyor, hazırlıklı olmalısınız, kırk yıllık bir Ankaralı olarak tavsiyelerime harfiyen kulak vermelisiniz.

Genel Başkanıma nasıl yakınlaşacağım nasıl hitap edeceğim nasıl el sıkışacağım nasıl öpüşeceğim nasıl kucaklaşacağım diye kara kara düşünüp arka sıralarda bunalıma girmeyin.

Unutmayın genel başkanınızın da bir ‘anne gibi’ size ihtiyacı var.

Anne bebeği için yiyeceği ağzında nasıl yumuşatıp ‘macunlaştırırsa’ liderinizin ilk görevi siz acemi vekiller için yiyecekleri macunlaştırıp ağzınıza koymaktır, sabırla sıranızı bekleyiniz.

Çünkü ‘macunlaştırma’ görevi annenindir. Henüz ‘dişleri çıkmamış’ sizin gibi yavru vekiller için doğanın bu kanunu siyasetimiz için de geçerlidir.

Unutmayın ‘biberonla’ beslenenler anne kokusunu ‘emenler’ gibi alamaz. Ve öbür boyu freudyen bunalımlara düşerler ve tüm hayatları ‘dikkat çekmek’ için çeşitli şaklabanlıklar içinde heba olur.

‘Biberonla’ beslenip anne kokusu almayanlar unutmayın ‘öpülen ellerin kokusuna’ özlem içinde kompleksli bir hayat geçirir.

Unutmayın insan türü için ‘koklamak’ artık siyasetimiz için en saygın genel başkan odası parfümüdür.

Sarılmak kucaklaşmak öpüşmek siyasi yalakalığın alay konusu olabilir aman ha asla kulak asmayın.

Yanaktan öpüşme el sıkma sarılma sürülme sokulma yalama hepsi ayrı başlıklar altında öğrenilmesi gereken sosyal nezaket kanunlarıdır.

Araştırmalar gösterdi ki öpüşme öncesi şişen dudakların rengi gül rengi mahrem yerlerin rengini yansıtır.

Bu yüzden liderinizin önünde yanaklarınızın alacağı renk servetinizi beş-on kata çıkarabilir, liderinizin önünde nöbet tutarken ilk öğüdüm ey vekil adayları ‘yanaklarınızın rengi’ne dikkat olacaktır.

Sevgili aday adayı vekiller!

Devamını oku: Vekil adaylarına liderleriyle yakınlaşma dersleri

'Güvenlikçi politikalarla bu iş olmaz' diyen gafiller nerdesiniz?

PKK’yla AKP’nin kolkola ihanet anlaşmasına giden yolun iki büyük sloganı vardı: Biri "analar ağlamasın" diğeri: güvenlikçi politikalarla bu iş olmaz!’

Tam yirmi yıl aralıksız ama son on yıl her gece her gün milyon kez bağırdılar tepindiler delirdiler kudurdular köşelerinden manşetlerden ekranlardan bağırdılar: Güvenlikçi Politikalarla Kürt Sorunu çözülmez, diye..

Yüzlerce havuzcu yandaş İslamcı liberal yazarı hangisini sayacaksın Oral Çalışlar’ı Altanlar’ı Ali Bayramoğulları Engin Ardıçları Nazlı Ilıcakları Eser Karataşları Mehmet Barlasları.. Ve kankileri beşinçi sınıf etnik milliyetçi barış dostları! Ben diyeyim on milyon kez siz deyin yüz milyon kez ekranlardan köpüre köpüre bağırdılar: Güvenlikçi Politikalarla olmaz..

Süreç’in önünü açan en büyük slogan: Güvenlikçi Politikalarla olmaz..

Ergenekon ve Balyoz iftira operasyonlarını sözümona meşrulaştıran büyük slogan: Güvenlikçi Politikalarla olmaz..

Türk Ordusunu tasfiyeye sürükleyen kapının anahtarı en büyük slogan: Güvenlikçi Politikalarla olmaz..

Ne oldu beyler ‘güvenlikçi politikalarınıza!..

İnsan mısınız?

Haysiyet akıl izan sözünün eri sorumluluk şeref erdem zırnık taşıyor musunuz?

O halde?

Bugün mecliste "güvenlikçi politikaların" feriştahı çıkıyor nerdesiniz?

Mecliste çıkmakta olan güvenlikçi politikalara iki lafınız yok mu?

Yoksa yine mi ‘kandırılıp aldatıldınız?’

Yoksa "kullanışlı aptallar" dizisi hala mı devam ediyor?

Devamını oku: 'Güvenlikçi politikalarla bu iş olmaz' diyen gafiller nerdesiniz?

AKP nihayet kartları açtı: Ya diktatörlük ya ölüm

İzlemişsinizdir, birkaç gündür Fuatavni hesabıyla güya CHP’li Umut Oran’ın gizlice darbe hazırlığı görüşmeleri yaptığı, haberlerini, Akşam Star ve Sabah gazetelerinde.

Umut Oran ve Kılıçdaroğlu’yla ilişkilendirilen bu kayıtlar tam bir kumpas tam bir düzmece.

Türkiye Cumhuriyet’ine sayelerinde ve kucaklarında yapılan Ergenekon ve Balyoz davalarının kumpasları ortadayken bu kadar ucuz iftiralar bir daha yeniden yandaş gazeteler tarafından niçin düzenleniyor?

Cemaatle CHP’nin sırnaşması kucaklaşması açık bilgi alanlarında ve herkesin gözleri önünde cereyan ediyor, bunu görmeyen anlamayan göz kalmadı, ancak el altından bir ‘darbe tezgahında’ CHP’nin cemaatle gizli bir tertip içinde olduğunu güya gösteren bu ‘kayıtlar’ın gerçekle hiçbir ilişkisi yoktur.

İşin içine acemice ve çocukca İsrail’in ABD’nin İş Bankası’nın karıştırıldığı tam bir darbe hazırlığı görüntüsü veriliyor.

Peki birkaç gün içinde foyası ortaya çıkabilecek akıllara ziyan bu iftira tezgahını yandaş basın niçin yapıyor?

Çünkü her şey artık ‘seçimlere’ kilitlendi.

Devamını oku: AKP nihayet kartları açtı: Ya diktatörlük ya ölüm

Nihat GENÇ'i Twitter'da Takip Edin
Nihat GENÇ'i Facebook'ta Takip Edin