Nihat GENÇ Türk Gençliğine Sesleniyor

Türk gençliğine şunu söyleyeceğim. Bağımsız konuşan insanların bu ülkede şansı kalmadı, ahlaktan, namustan, haysiyetten konuşan insanlara bu ülke artık imkân vermiyor. Medyası vermiyor, Aydın Doğan’ı vermiyor, liberalleri vermiyor. Gittikçe boğuluyorsunuz. Büyük bir kaygı var. Tavuklar gibi gırtlaklıyorsunuz. Bu ülkeyi gırtlaklıyorlar. Bin defa dedim, bin defa daha diyeceğim, Aydın Doğan dediğimiz, Arzuhan Yalçındağ dediğimiz insanlar bu ülkenin üzerinde sırtlan sürüleri gibi geziyor. Allah demiyorlar, orman demiyorlar, baraj demiyorlar. Hiçbir bereket, nimet, huzur bırakmadan…

Konuşmayı  İzlemek İçin Tıklayınız (Facebook)

Konuşmayı İzlemek İçin Tıklayınız (Youtube)

Çok eskiden bu ülkede, çok eskiden bizim inandığımız bir ülke vardı. Bizim inandığımız bu ülkenin Rauf Orbayları, Mustafa Kemallari, müftüleri, hocaları, askerleri, ülkeden büyük insanlarımız vardı. 17. asırda da, 20. yüzyıl başında da her dönem. Kasabalarına sığmayan insanlarımız vardı bu ülkede. Çok büyük insanlardı, yürekleri büyüktü sınırlar dar geliyordu, camiler dar geliyordu. Pakistan’dan Bosna’dan uçsuz bucaksız yerlerde doktorluk yaptılar, öğretmenlik yaptılar, askerlik yaptılar, nöbet tutular. Şimdi geldiğimiz yerde böcek sürüleri gibi insanlar. Medyayı doldurmuşlar ama böcek sürüleri, adı yazar ama böcek sürüleri. Bir madde yazamıyorlar, ana yasa yazmak için dört yüz kişi yan yana geliyorlar ama yazamıyorlar işte böcek sürüsü gibi insanlar. Güve gibi yiyorlar. Bu ülkenin tarihi eserlerini yiyorlar, madenlerini, dağlarını, ormanlarını, Müslümanlığını yiyorlar, Allah diye diye yiyorlar. Güve gibi içimizden bit gibi ısıra ısıra yiyorlar, minik minik yiyorlar.

Nerde o yürekli büyük insanları, nur yüzlü dediğimiz aslan gibi dediğimiz insanları, kasabalarını aşmış insanları, her tarafa eli uzanan insanları, Allah’ın, Müslümanlığın vicdanı olmuş insanları, bağımsızlık adına ölen insanları nerdeler? Bir böcek sürüsü hepimizin gırtlağına yapışmış, böcekler, sırtlan insanlar gelmiş hepimizi gırtlaklıyorlar. Ve buna herkes peşkeş çekiyor, herkes bu fırıldağa oynuyor hepsi, sağı da solu da. Nerde bu insanlar bu ülke bu kadar aciz mi kaldı? Yok mu artık Van’nından, Batman’ından, Kars’ından yiğit güzel insanları bu ülkeyi seven?

Bir sağlık ocağını koruyacak, bir küçük dershaneyi koruyacak, bu ülkenin çocuklarını, bu ülkenin fırsat eşitliğini sigortalarını, açlığını bunları gündeme taşıyacak bir yiğit evladı yok mu?

Üç bucağı, Çanakkale’sinden, Sarıkamış’ından, Trablusgarp’a, Galiçya’sına kadar iki yüz yıl her cephesinde savaşmış, her cephesinde acı dökmüş bu büyük toprağın çocukları nerde? Bu ülkede artık konuşmak için ya Aydın Doğan olacaksın ya da Fethullah olacaksın. Bu mu? Allah’mı Aydın Doğan. Allah mı Fethullah Gülen? Kimdir bunlar? Böcek sürüsü, kemiriyorlar bu ülkeyi. Konya’nın buğdaylarını kemiriyorlar, Kaz dağlarını, Karadeniz’in sahillerini kemiriyorlar. Barajlarımızı sömürüyorlar, bit gibi yiyorlar sizi.

Gencecik orta okul çocuklarının içinde eşek şakaları yapıyorlar. Her türlü pislik, ahlaksızlık ve bütün bunları örtmeye çalışıyorlar türbanlarıyla, başörtüleriyle. Bizim aradığımızda tam da bu. Müslüman bir ahlak arıyoruz, vicdan arıyoruz. Ama şimdi tek tek böyle konuştuğun zaman, bağımsız tek konuştuğun zaman ölümüne bir yok saymak, ölümüne bir ambargo. Ya bu insanlar birde kalkmışlar Avrupalıyım diyorlar. Gözümün içine baksın ve desin, Avrupalıymış. Avrupa denetlemedir, Avrupa sorgulamadır, Avrupa hukuktur. Sen kimsin babanın parasıyla orda TÜSİAD’ta bilmem ne yapıyorsun. Babanın parasıyla saltanat sürüyorsun. Sen önce kendi karnını doyurmasını öğren. Bir Of derneğinden, bir Şereflikoçhisar derneğinden fazla tarafın nedir. Bulmuşsunuz bu garip ülkeyi, yemişsiniz bütçelerini, yemişsiniz ikame paralarını, vergi indirimlerini, olmuşsunuz tüccar şimdide başımıza filozof olmuşsunuz.

Bu ülke Avrupa’ya gidecekmiş sana ne, sen gazeteni çıkar bakalım çıkartabiliyor musun, bir fabrika kur da görelim, on tane işçi al da görelim. İşin felsefe tarafına sen karışma. Bu ülkenin aydını vardır, yazarı vardır, 70 tane üniversitesi vardır, konuşur çatır çatır. Sen kimsin, baba parası ile saltanat eden insanlar bu ülkenin meclisine laf edecekler. O meclise ben laf ederim. Ben bu toprağın çocuğuyum, bu memleket büyüttü beni. Sen kimsin, baba babasıyla saltanat süren. Şöbiyet güzeli, şekil olmuş insanlar. Önce bağımsız bir gazete çıkarmasını öğrensinler. Yazarlarını kovacaksın, herkese ambargo koyacaksın, sonra da karşıma çıkıp ben Avrupalıyım diyeceksin.

Sesimiz oldukça bunlara karşı bağıracağız. Bizim öfkemiz ahlağın öfkesidir. Bu yoksul halkın öfkesidir. Sesimiz oldukça baştan bunları aşağıya sıvıcağız  ve bu topraklarda bunların mezarlarına tüküreceğiz yaşadıkça.

Ofli Hoca Sormuş : Araplar Osuruğa Ne Der?

Ofli Hoca demiş ki ya sen Arabistanda çok bulundun, Araplar osuruğa ne der? Ya demiş Arabistan'da çölün rüzgarı var, osuruğun lafı mı olur hemen kaybolur gider demiş.

Araplar boka ne der demiş, ya koskoca çölün kumu var hemen kapatır gider.

Ulan demiş ne ferah memleket desene, orda müslümanlık ne kolaydır demiş. Bizde müslümanlık kolay değil her gün bunları konuşuyoruz.

İzlemek İçin TıklayınızOfli Hoca Sormuş : Araplar Osuruğa Ne Der?

Fethullah İstihbaratıyla Ordu İstihbaratı Arasında Savaş Var

Ben artık televizyon programlarındabir şeyi çok ciddiye alıp bir kaç tekrar yapacağım, bunu geçen hafta yaptım bu hafta da daha geniş yapmaya çalışacağım. Bunu çok insanla oturup konuşarak, dertleşerek ve çok kitap sıkı okuyarak bu noktaya geliyoruz. İşte bugün yine Türkiye'de genelkurmaydan bir istihbarat çıkmış, youtube'da yayınlanmış kaset. Bunu kim attı diye sorduğunda İsviçre'de bir bilgisayardan atıldığı belirlenmiş, şimdi bunu arıyorlar. Bir de biliyorsun Andıç belgesinde youtubeda ortaya çıktı.  Geçen haftalarda da bunu söyledik, Fethullah istihbaratıyla ordu istihbaratının arasında savaş var diye. Biz hiç kimsenin tarafı değiliz, faili maçhullerin bulunmasını istiyoruz, Uğur Mumcu'nun , Hrant'ın katillerinin bulunmasını istiyoruz.

İzlemek İçin TıklayınızFethullah İstihbaratıyla Ordu İstihbaratı Arasında Savaş Var

Emniyetteki Gülen Yapılanması

Serdar Akinan: Bugünkü taraf gazetesinin manşeti. Cerrafı Gülen Kurtardı. Ben geçen gün emniyete gittim, ifade veriyorum, istihbarat şube müdürü Ankara'dan atanmış, Cerrah'ın haberi yokmuş, rahatsız oluyormuş. Bu oranda bir güç. AKP iktidarı diyoruz ya, ben bunu tartışırız.

Nihat GENÇ: AK Parti mi iktidar Gülen mi iktidar manşetlere giriyor, Gülen'in talimatlarının 4-5 , 10 senedir manşet olmasını artık kanıksadık. Fethullah Gülen denen insan artık siyasi partilerden çok daha önde. İstanbul emniyet müdürnü alıyormuş, kurtarıyormuş.

Ya şimdi biz başbakandan kendisi iktidar olsun diye ricada bulunuyoruz, Türkiyeyi siz yönetin. Oflu hocanın bir fıkrası vardır. Bir tane adam Arabistanda çok çalışmış çalışmış Trabzona dönmüş.

Ofli Hoca demiş ki ya sen Arabistanda çok bulundun, Araplar osuruğa ne der? Ya demiş Arabistan'da çölün rüzgarı var, osuruğun lafı mı olur hemen kaybolur gider demiş.

Araplar boka ne der demiş, ya koskoca çölün kumu var hemen kapatır gider.

Ulan demiş ne ferah memleket desene, orda müslümanlık ne kolaydır demiş. Bizde müslümanlık kolay değil her gün bunları konuşuyoruz.

İzlemek İçin TıklayınızEmniyetteki Gülen Yapılanması

Nihat GENÇ Engin Ardıça İnce Yorumlar...

Bir iki benim adımı da yazınca Sabahın seher vaktinde, okuyucular telefon ettiler , email gödnerdiler. Abi şu adamın suratına bak diye. Ben de Engin Ardıç Bey'e bi mail gönderdim, Akşam gazetesinin Engin Ardıç'a yaptığı en büyük iyilik bu suratı yayınlamamakmış.

Bunlar ikinci Cumhuriyetciymiş, biliyorsunuz... Atatürk resimleri indirilecek kimin resimleri asılacak devlet dairelerinde. Muhtemelen Fethullah Gülen'in resmi de asılackatır... Ben bu surata(Engin Ardıç) şans vermiyorum...

Fotoğraf her şeyi anlatıyor. Yanaklarında 500 bin dolar görünüyor.

Sözüm ona demokrat olacaklar bir de. Şu 500 bin doları verin de biz de biraz demokrat olalım.

İzlemek İçin Tıklayınız Nihat GENÇ Engin Ardıça İnce Yorumlar...

12 Eylül Şartlarını Yaşıyoruz

Biliyorsunuz soğuk savaş döneminde ABD Türkiye'de, İtalya'da, Portekiz'de, İspanya'da, İtalya'da bir gizli gölge devlet ya da devletten bağımsız örgütler kurdu. Niye kurdu işte sosyalistler, komünistler iktidara gelirse bunları suikastlerle aşağı almak. Bugün yüzlerce kitap yazılıyor dünyanın her yerindeki bu gizli bağımsız örgütler için. Bu örgütler soğuk savaş yıllarında ne yaptılar. ABD'den yana olmayan yazarları, çizerleri fişleme, cinayet işleyip suçu ona atma işlerine girdiler. Ama ne yapıyorlar hepimizi fişliyorlar, kaset ve video savaşları yapıyorlar. Herkesin elinde karşı tarafında kasetler ve videolar var. Biri birini kızla yakalamış vsvs.

90lı yıllardan sonra bu konsept değişti, ABD bu yapıyı dağıttı. Artık bu yapı yeni bir konsept oluştururken Avrupayla yan yana oluşturuyor bunu. Avrupa artık ABD'nin tehdit sırasında değil ama Türkiye, Irak, Lübnan, Pakistan, Hindistan tehdit sırasında. Bu ülkelerde anti emperyalist, anti kapitalist insanlar sıkıştırılıyor, fişleniyor. Herkese bir leke bir çamur atılıyor. ABD'nin ve emperyalistlerin işine gelmeyen tüm bu insanlar sıkıştırılmaya başlandı.

Şimdi bunu vatanseverlere karşı yapıyorlar ve başladı. Önümüzdeki 20 yıl tüm vatanseverler fişlenecek, telefonları dinlenecek, suçlanacak, bunların üniversitedeki hayatları sıkıştırılacak, televizyonlara çıkamayacak. Bu ülkede Rauf Denktaş'ın bile televizyona çıkması engellendi. Rauf Denktaş'ı çıkartmayın diye emredildi televizyoncuya. 1980lerin komünistleri nasıl ağır suçlamalarla karşı karşıya geldiyse şimdi vatanseverlere aynı oyun oynanıyor.

Fethullah istihbaratı gibi kavramlar bize göre değil, fişlemenin her türlüsüne karşıyız. Bunlara alet olmayalım. Bizi dinlemesinler. Şimdi kısa bir ara not vereyim size. Yıldırıcı, bu ülkeden kaçırıcı tehditler var aydınlara. Ben herkese sesleniyorum, taraflar değişti, şimdi tutuklananalar vatanseverler oldu. Bu bir aşamadır 10 yıl sonra da sıra size gelecek. Bu istihbaratın ABD'ye çalıştığını, dünyada okullarıyla bir casus şebekesi yetiştiren...

İzlemek İçin Tıklayınız12 Eylül Şartlarını Yaşıyoruz

Nihat GENÇ SKYTÜRK'ten Ayrılışını Anlatıyor

Şimdi herkesin malumu, bulunduğumuz bu kanal bir şirket, bir holding. Nasıl bize karşı bir tedbirleri varsa, bu şirketlere karşı da bi sıkıştırma demeyeyim de bir şeyler var. Biz öğrendiğimiz gazeteciliği yapmaya çalışıyoruz ama gerçek hayat bunu kaldırmıyor.

Mehmet Emin Karamehmet Beyi zor duruma sokacak bir yayın yapmak da insanın ağrına giden bir şey. 6 ay bir yıl dinlenme olabilir. İnsan korkuyor.

Burda yazarlık çizerlik yaparken durumun buralara geleceğini hiç düşünmezdim. Ben Mehmet Emin Karamehmet'e teşekkür etmek istiyorum, bu saate kadar ypatıklarından dolayı. Sahici bir alan oldu burası.

Devamını oku: Nihat GENÇ SKYTÜRK'ten Ayrılışını Anlatıyor

Nihat GENÇ'i Twitter'da Takip Edin
Nihat GENÇ'i Facebook'ta Takip Edin